MENEMEN’İN ASIRLARDIR SÜREN EL SANATI ÇÖMLEKÇİLİK
Tarihçesi : Bugünkü Menemen yerleşimi antik Aiolis bölgesi sınırları içinde kalmaktadır. Herodotos, bölgenin topraklarının İonia’ya göre çok daha zengin ve berektli olduğunu belirtmiştir. Menemen’e en yakın kent olan Larissa (Buruncuk) Kyme’nin güneyinde gediz üzerindedir. Stralbon, Hermos’un (Gediz) getirdiği alüvyonlarla Larissa’nın topraklarının oluştuğunu söyler.
Tarihçesi : Bugünkü Menemen yerleşimi antik Aiolis bölgesi sınırları içinde kalmaktadır. Herodotos, bölgenin topraklarının İonia’ya göre çok daha zengin ve berektli olduğunu belirtmiştir. Menemen’e en yakın kent olan Larissa (Buruncuk) Kyme’nin güneyinde gediz üzerindedir. Stralbon, Hermos’un (Gediz) getirdiği alüvyonlarla Larissa’nın topraklarının oluştuğunu söyler.
Aiolis şehirleri içinde en çok bilgi veren ve çok yoğun seramik buluntuya sahip olan merkez Larissa’dır. Boehlau ve Schefold Larissa’da sanatın her ölçüde yerel olmasının şaşırtıcı olduğunu ve Larissa seramiğinin güney Ionia kentin terkedilişine kadar çok çeşitli seramik guruplarının varlığından bahseder. Larissa’nın seramik açısından bu derece ilginç ve zengin olmasının yanında, bugün hemen hemen aynı yerde bulunun Menemen yerleşiminde de taşınması, konuyu ilginç hale getirmekte ve binlerce yıllık bir geleneğin söz konusu olup olmadığını düşündürmektedir.
Menemen çömlekçiliği Kurtuluş Savaşı başlarına kadar uzun yıllar boyunca yerli rum çömlekçiler tarafından sürdürülegelmiştir. Yerli rumların kurtuluş savaşı sonunda yöreyi terketmeleri üzerine Konya ve çevresinden gelen, çömlekçilikle uğraşan aileler bu atölyeleri (ocak) özel olarak idareden devralmış günümüze değin çalışmalarını sürdürmeye devam etmişlerdir. Böylesi köklü geçmişi olan Menemen çömlekçiliği toprağın hazırlanışında, çarkla şekillendirilmesinden, fırınların yapısı, yakıtı ve fırınlama yöntemlerine kadar eski çağlardan bugüne hiç değişmemiştir.
Yörede çömlekçilik önce Ağa Mahallesi denilen bölgede yapılırken, sonraları bu yer yerleşme merkezinin içinde kalınca, atölyeler merkez dışına çıkarılmış ve bugün tüm çevreye yayılmış durumdadır. Yörede çömlekçiliğin gelişme nedenlerinden biri çevrenin toprak eşya yapımında uygun hammadde yani çömlekçi kili açısından zengin oluşudur. İkinci bir neden de Ege’de bağcılık ve şarapçılığın antik çağdan bu yana yaygın olması, hazırlanan şarapların saklanma ve taşınabilmeleri için pişmiş topraktan ”Anfora”lara konması, bu yörede yaygın bir şekilde adeta gelenekselleşmiş ”Anfora” yapılmasına neden olmuştur. Bu anfora geleneği bugünde “Menemen Testisi” diye ünlenen testilerde bir uzantı olarak sürmektedir. Menemen’de halen faaliyet gösteren Atölyelerde seramik yapımı aynı yöntemlerle gerçekleşmektedir. Bu atölyelerin bir çoğu kendileri için gerekli kili Menemen ovasından elde etmektedir.
Günümüzde Menemen seramiği sadece bölgede ve yurt içinde değil, Avrupa’da da tercih edilmektedir. Birçok firma başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerine seramik ithal etmekte ve ülkemize döviz kazandırmaktadır.
Menemen’de üretilen belli başlı ürün çeşitlerini Testi – Tepsi – Bektaşi – Saksı – Tongurdak – Küp – Fıçı – Yoğurt Çömlekleri (içi sırlanmış) Künk ve Baca (özel siparişle yapılmaktadır) olarak sayabiliriz.
Bunların yanısıra, Küllük, Kulplu Bardak, Vazo ve Abajur da üretilmektedir.
Menemen’de çömlekçilik, binlerce yıl öncesine dayanan çok köklü bir el sanatı.
Burası antik Aiolis bölgesi içinde yer alıyor ve tarihçiler bu toprakların çok verimli olduğunu söylüyor. Gediz Nehri’nin taşıdığı alüvyonlar, hem tarımı hem de seramik üretimini beslemiş. Menemen’e çok yakın olan Larissa Antik Kenti, yoğun seramik buluntularıyla bu geleneğin ne kadar eski olduğunu gösteriyor.
Uzun yıllar boyunca Menemen’de çömlekçilik, yerli Rum ustalar tarafından yapılmış. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra ise Konya ve çevresinden gelen çömlekçi aileler bu atölyeleri devralarak geleneği bugüne taşımış. Çarkla şekillendirme, fırınlar ve pişirme yöntemleri yüzyıllardır neredeyse hiç değişmemiş.
Günümüzde düzenlenen uluslararası çömlek festivalleri sayesinde Menemen çömleği tüm dünyaya tanıtılıyor. Menemen testisiyle ünlenen bu kültür, hem Türkiye’de hem Avrupa’da ilgi görüyor ve hâlâ yaşamaya devam ediyor.